BEYYİNE SURESİ 6 - 7
Rahman ve Rahim olan Alaah'ın adı ile
Şüphesiz, kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, içinde sürekli kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratılmışların en kötüleridir. İman edip salih amellerde bulunanlar ise: İşte onlarda yaratılmışların en hayırlılarıdır.
SEYYİD KUTUP FİZİLALİ-L KURAN
6- Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, sürekli olarak cehennem ateşindedirler. Onlar halkın en şerlileridir.
7- İnanıp ve iyi işler yapanlar da halkın en Hayırlılarıdır.
Gerçek şu ki Hz. Muhammed en son Peygamber ve getirmiş olduğu islam dini de yüce Allah'ın insanlara en son mesajıdır. Yeryüzü her bozuluşunda insanları düzeltmek üzere birbiri ardı sıra Peygamberler gelirdi. Ortada yoldan ayrılanlar için fırsat üstüne fırsat, mühlet üstüne mühlet vardı. Nihayet yüce Allah, bu kapsamlı, mükemmel ve toplayıcı olan en son mesaj ile yeryüzüne göndermiş olduğu mesajlarını noktalamak istedi.
İnsanlığa verilen son fırsat şöyle belirlenmişti: İnsanlık ya iman edecek ve kurtulacak, ya da küfür bataklığına dalacak ve helak olacaktır. Yani küfür sonu olmayan kötülüğün simgesi, iman da sonsuz iyiliğin göstergesi oluyordu.
Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, sürekli olarak cehennem ateşindedirler. Onlar halkın en şerlileridir.
Bu hüküm, üzerinde tartışmaya ve münakaşaya yer olmayan kesin bir hükümdür. Onların bazı hareketleri ahlaki kuralları ve sistemleri ne kadar düzgün görünürse görünsün, bunlar bu son dine, bu son peygambere iman temeline dayanmadığı sürece biz bu hükmümüzden kuşkuya düşüp de Allah'ın değişmez ve düzgün sisteminden kopuk olan bu iyilik görüntülerine aldanmayız, o görüşe katılmayız.
İnanıp ve iyi işler yapanlar da halkın en hayırlılarıdır.
Bu da aynı şekilde tartışma ve münakaşa götürmez derecede kesin bir hükümdür. Fakat bunun şartı da aynı biçimde herhangi bir kapalılığa ve demogojiye yer olmayacak biçimde açıktır. Bu şart imandır. Yoksa sırf islam olduğunu iddia eden, bir yeryüzü parçasında ya da Müslümanlardan olduğunu ileri süren bir evde dünyaya gelmiş olmak ya da avurdunu doldura doldura ben de Müslümanım diyerek sadece sözde kalan bir iddia değildir.
Hayat sahnesinde izlerini gösteren ve insanı İyi işler yapanlar zümresine katan imandır. Yoksa dudakların ötesine geçemeyen kuru bir iddia değildir. iyi işler, yüce Allah'ın yapılmasını emrettiği, ibadet, ahlak, çalışma ve davranışlardır. Bunların tümünün başında da yüce Allah'ın şeriatını yeryüzünde hakim kılmak ve insanlar arasında da Allah'ın koyduğu yasalara göre hüküm vermek gelir. Kim böyle olursa İşte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar. Onların Rabbleri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir.
Onların mükafatı, ebedi kalmak için nimetleri ile hazırlanmış cennetlerdir. Bu nimetleri bu dünyada, ölüp yok olmaktan kurtaran güvence, yeryüzünün hoş nimetlerini insanın boğazına diken ve hayatı bulandıran endişeden kurtulmak, gönül huzuruna ermek, bizlere simgelemektedir. Sonra bu nimetleri içinden akan nehirlerin akması da canlandırmaktadır. Çünkü nehirlerin akışı bir serinlik, canlılık ve güzellik havası vermektedir.
MEVDUDİ-TEFHİMU-L KURAN
6. Hiç şüphesiz, kitap ehlinden ve müşriklerden küfre sapanlar, içinde sürekli kalıcılar olmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar, yaratılmışların en kötüleridir.
7. İman edip salih amellerde bulunanlar ise; işte onlar da, yaratılmışların en hayırlılarıdır.
Buradaki "Küfr"den kasıt, Hz. Muhammed'e (s.a) inanmayı inkar etmektir. Yani müşrikler ve Ehl-i Kitap, Rasulullah'a risalet geldikten sonra onu inkar etmişlerdir. Oysa açık delil olarak Rasulullah'ın doğru talimatı taşıyan sayfaları onlara okunmaktaydı. Bunların sonu ileride beyan edilmiştir.
Yani Allah'ın mahlukatı arasında ondan daha kötü mahluk yoktur. Hatta hayvanlardan da düşüktür. Çünkü hayvanlara akıl ve irade verilmemiştir. Bunlar akıl ve irade sahibi olmalarına rağmen haktan yüz çevirmektedirler.
Yani Allah'ın bütün mahlukatından, hatta meleklerden bile efdal ve şereflidir. Çünkü meleklere itaatsizlik yapma iradesi verilmemiştir. Bu insan ise (ehl-i iman) irade verilmesine rağmen itaat etmiştir.
ÖMER NASUHİ BİLMEN KURAN-I KERİM'İN TÜRKÇE TEFSİRİ
6. Hakikaten o kimseler ki ehl-i kitaptan ve müşriklerden kâfir olmuşlardır. Cehennem ateşindedirler, orada ebediyyen kalıcılardır. İşte onlar, halkın en azılılarıdır.
6. (Hakikaten o kimseler ki: Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfir olmuşlardır.) Küfürlerinde ısrar edip hakiki dini kabulden kaçınmışlardır, bütün onlar (cehennem ateşindedirler.) onlar âhirette cehenneme sevk edileceklerdir. (Orada ebediyen kalıcılardır.) onlar o cehennemde devamlı olarak yanıp yakılacaklardır. İşte bu onların küfür ve şirklerinde ısrar edip durmalarının cezasıdır. Kendi hakikî menfaatlerini zayi etmiş, hâllerini ıslâh etmekten mahrum kalmış, en büyük cezayı hak etmiş kimselerdir.
7. Hakikaten o kimseler ki: İman ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular, işte yaratılmışların hayırlısı da onlardır, onlar.
7. Müminlere gelince onların istikbâli ne kadar güvenlidir, onlar ne kadar mes'ut zâtlardır, evet.. (Muhakkak o kimseler ki: imân ettiler) kalplerinde imân nuru parlayıp durdu, Allah'ın birliğini ve Hz. Muhammed'in peygamberliğini kalben tasdik ettiler ve dilleriyle söylediler (ve sâlih sâlih amellerde bulundular) namaz gibi, oruç gibi ve zekât gibi bedenî ve mâlî ibâdetleri yerine getirdiler, hak yolunda cihad sahalarına atıldılar, (işte yaratılmışların hayırlısı da onlardır.) evet.. Şüphe yok ki: (Onlardır.) çünkü, onlar, yaratılış gayelerini dikkate almış, hidâyet yolunu takip etmiş, insanî faziletleri muhafazada bulunmuş pek seçkin kullardır.
Bu haber 24/05/2008 tarihinde eklenmiştir.