Son Dakika: WEB SİTESİ OLMAYANLARA FIRSAT
AnasayfaYazarlarAlbümAnketlerÜye KayıtÜye GirişHostingWeb Tasarımİletişim
Arşiv Online Ziyaretçi: 1646 kişi  
Güncel
Ayetler
Hadisler
Tarikatlar
Cemaatler
Soru-Cevap
Sonsuz Nur
Halifeler
Alevilik
Kadın Hakları
İslamda Cinsellik
Tesettür
Medya
Dergiler
Kitaplar
Kur'an Dinle

İMAM-I AZAM'DAN NASİHATLER



Oğlum! Sana ilk vasiyetim, takvaya riayet etmendir.
Vasiyetler arasında önce takvanın zikredilmesinin sebep ve hikmeti, tatların en üstünü olmasıdır. Takva ile temizlenip tatla süslenirsin.

Cenab-ı Hakk'ın "Allah katında en üstün olanınız, (O'nun yasaklarından) en çok korkanınızdır." ayeti kerimesiyle, Resûl-i Zîşan'ın "Sen takvaya riayet et, muhakkak takva, bütün güzellikleri cami (toplayıcı) ve önemli bir ibadettir." mealindeki hadis-i şerifi takvanın değerini göstermiş bulunmaktadır.

Takva, ahirette zararlı olan her türlü kötülükten sakınmaktır. "Ey iman edenler! Allah'tan gereği gibi korkunuz." ayetinden anlaşılan gerçek takva da budur. Dikenli arazide yalınayak yürüyen kişinin sakındığı gibi, her çeşit günahtan sakınmak gereklidir. Küçük günahları küçümsememek gerekir. Zira görünen büyük dağlar, küçük taşların birikmesiyle bir araya gelmiştir.

Rivayete göre, bir adam Hazret-i Ali'ye (radıyallahu anh) gelerek; Sana sormak istediğim dört sualim var demiş:

- Vacip nedir? Vacipten evvel vacip nedir?

- Yakin nedir? Yakinden yakin nedir?

- Acayip nedir? Acayipten daha acayip nedir?

- Zor nedir? Zordan daha zor nedir?

Hazret-i Ali (radıyallahu anh) cevaben:

- Tövbe etmek vaciptir, günahları terk ise ondan evvel vaciptir.

- Kıyamet yakındır, ölüm ondan daha yakındır.

- Dünya acayiptir, dünyayı sevmek ise ondan daha acayiptir.

- Kabir zordur, azıksız, amelsiz kabre girmek ondan daha zordur, buyurmuştur.

Oğlum!
Öğrenmek mecburiyetinde olduğun bir meseleyi bilmemeye devam ve ısrar etme. Muhtaç olduğun meseleyi öğrenmek maksadıyla alimlere müracaat ederek öğren.

İnsanlara karışmak bir şey ifade etmez, ancak sermayesi kîl u kâl (dedikodu) olan, hezeyan ve alay ifade eder. Sen insanlarla arkadaşlık yapma, meğer ki ilim öğrenmek veya bir fena durumu ıslah için ola.

Hiçbir şahısla fazla samimi olma, ancak din ve dünya işlerini yerine getirmekte samimi olup görüşebilirsin.

Adaleti önce kendi sözünde, işinde, nefsinde tatbik et, adaletli ol.

Hazret-i Ali (radıyallahu anh) şöyle buyurdu:

"Adalet güzeldir. Lakin emirlerde daha da güzeldir. Cömertlik güzeldir, lakin zenginlerde daha da güzeldir. Sabır güzeldir, fakirlerde daha da güzeldir. Haya güzeldir, kadınlarda daha da güzeldir."

Ne bir Müslüman hakkında, ne de bir zimmi Hıristiyan veya Yahudi hakkında, sözünle veya işinle düşmanca muamele etme.

Cenab-ı Hakk'ın sana vermiş olduğu rızka, yaptığı taksimata rıza göster. Sana ayırdığı mal olsun, makam ve mansıp olsun hakkına razı ol.

Darb-ı meselde vârid olmuştur ki: "İnsanların hayırlısı kanaatkâr olanıdır. Fakirliğin en fenası, zenginlere yaltaklık (müdahane) etmektir."

Elinin altında mevcut olan rızkı, istikbalindeki durumunu nazarı itibara olarak tedbirli harca. Ta ki insanlardan müstağni olasın.

Hiç kimseye muhtaç olmamak ve bu şekilde davranmak, israf etmemekle mümkün olur. Ne israf, ne cimrilik, her ikisi de beğenilmez.

İnsanların tepeden hakaretamiz şekildeki bakışlarını üzerine çekme.

Bu haber 12/05/2008 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
Yazarlar
Hekimoğlu İsmail
HAKİKİ DOSTUMUZ NAMAZ
Ahmed Şahin
İSLAM'A HİZMET, İNSANA HİZMETLE OLUR !
Fethullah Gülen
GÖRÜLMEMİŞ HESAPLARLA ÖTEYE GİTMEYİN !
Abdullah Aymaz
BU BAŞKA BAHAR
Hayrettin Karaman
TASAVVUF VE TARİKATLER
Mehmed Paksu
MİRAC
Abdullah Büyük
GÜNAH
Necmettin Şahiner
Şaban Döğen
EŞSİZ BİR LEZZET
Necdet İçel
AKIL VE VAHİY
Cevat Akşit
Mustafa İslamoğlu
SORU SORMANIN USUL VE ADABINA DAİR
Ahmed Akgündüz
EFENDİMİZ'DEN MEKTUP
Sefa Saygılı
İNANÇ, İYİLEŞTİRİR.